Almanya, Rusya’nın kapısına asker gönderiyor

6

Almanya, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez Rusya’nın kapısına asker yığıyor. Alman birlikleri, NATO’nun Litvanya’daki doğu kanadında konuşlandırılacak. Ülkedeki askerler 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez kalıcı bir yabancı görevde bulunacak. Şu anda Litvanya’da 150 Alman askeri konuşlandırılmış durumda. Bu sayının yıl sonuna kadar 500’e ulaşması bekleniyor.

Tugay 2027’de faaliyete geçecek ve 5 bine kadar askerden oluşan kalıcı bir varlığa sahip olacak. Rusya’nın Kaliningrad bölgesi ve Kremlin müttefiki Belarus ile sınırı olan Litvanya, bu hareketi ulusal güvenliği açısından hayati önemde görüyor. Konuya ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmede bulunan İktisadi Kalkınma Vakfı Genel Sekreteri Doç. Dr. Çiğdem Nas, Almanya’nın askeri güce yaklaşımında kritik bir dönüşüm gözlemlendiğini belirterek, bunun Rusya’nın oluşturduğu tehdit ve Trump ABD’sinin Avrupa güvenliğinde üstlendiği rolden çekilme sinyalleri vermesi olmak üzere iki temel sebebi olduğunu söyledi.

‘DEĞİŞİM KAÇINILMAZ’

Almanya’nın Nazi geçmişi sebebiyle İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Avrupa’yı sarsan silahlanma ve askeri güce dayalı yayılma politikasını bir kenara bırakmak zorunda kaldığını anımsatan Nas, “Demokratik bir anayasa çerçevesinde federal bir Almanya kurulurken, faşizme karşı önlemler alınmış ve Almanya’nın ekonomik bir güç olarak yeniden inşası hedeflenmişti. Askeri alanda NATO ve ABD şemsiyesi altında varlığını sürdürmüştü. Soğuk Savaş’ın bitimi sonrasında da bu durum yakın zamana kadar devam etse de artık değişim kaçınılmaz” dedi.

‘GÜÇ KULLANMASI KAÇINILMAZ’

Almanya’nın yeniden silahlanması ve toprakları dışında daimi olarak asker konuşlandırmasının ‘odadaki filin akıllara gelmesine’ yol açacağını vurgulayan Nas, “Almanya’nın bundan önceki silahlanma süreci İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına ve özellikle Avrupa kıtasında büyük trajedilere yol açmıştı. Almanya sonrasında siyasi, sosyal ve kültürel olarak rehabilite olsa ve işlenen suçların sorumluluğu ile yüzleşse de artık çok farklı koşullar söz konusu. Oy oranlarını artıran AfD gibi partilerin Nazi geçmişine bakışları bundan önceki dönemlerde olduğu gibi pişmanlık veya suçluluk içermiyor. Tarihin ve İkinci Dünya Savaşının sonuçlarının yeniden yorumlanması söz konusu” diye konuştu. ‘Savaşa hazırlanan’ ve ‘tehdit algısı’ yükselen bir ülkenin eninde sonunda güç kullanmasının ‘kaçınılmaz’ olabileceğine işaret eden Nas, “AB kendisini güncel ihtiyaçlar doğrultusunda güncelleyemezse bu durum Almanya’nın giderek daha tek taraflı hareket etmesine yol açabilir ki böyle bir durumda Rusya gibi rakiplerle askeri karşılaşmalar da kaçınılmaz olabilir” ifadelerini kullandı.

Mehmet Şimşek