Erzan’ın konuşmalarındaki bir ismin daha kimliği ortaya çıktı! ‘Sinyor’la kandırmış

ÇİĞDEM YILMAZ İstanbul – Seçil Erzan’ın kırık cep telefonundaki yazışmalara ilişkin bilirkişi raporunda Milliyet’in daha önce gündeme taşıdığı “Sinyor” lakaplı kişinin kimliğine ilişkin detaylar da yer aldı.  

Erzan ile kuzeni Tanın Yılmaz’ın eşi Merve Yılmaz’ın konuşmalarında sık sık “Sinyor” diye anılan kişinin isminin Selçuk olduğu yazışmalara yansıdı. Bilirkişi raporuna yansıyan konuşmalarda, Merve Yılmaz, Sinyor lakaplı Selçuk’tan para çıkışı olup olmadığını öğrenmek isterken, Erzan kendisine ulaşamadığını söylüyor. Yine başka bir konuşmada Yılmaz, çok bunaldığını belirtip, “Herkes beni sıkıştırıyor. Selçuk sana hiç mi cevap vermiyor?” diye soruyor. Erzan ise “Merve sen benim yaşadığım stresi bilsen,1 dakika uyumuyorum yemin ederim. İntihar edeceğim” yanıtını veriyor. 

‘Daha fazla sıkıştıramıyorum’ 

İkili arasında geçen bir başka konuşmada da Selçuk ismi şu şekilde geçiyor: 

MERVE: Bir yıldır sorun var, bir kere yüz yüze gelmedik her seferinde bendeki hikaye aynı değişmiyor. 

SEÇİL: Evi ipotek ettirip kredi kullanıyorum. Ne olur yanlış anlama ben soktum, benim temizlemem gerekiyor. 

MERVE: Nasıl ya? 

SEÇİL: Çıksın aradan sen de kurtul. Ben Selçuk’u daha fazla sıkıştıramıyorum. Onu ben olacağı güne kadar bekleyeceğim. 

‘Bilgi de akmıyor’ 

İkili arasında yaşanan bir diğer konuşma da şöyle: 

MERVE: Seço 50.000 olayını unut olmayacak da. En azından Sinyor’un ağzından net bilgi alır mısın? Para istemiyorum bugün sadece net bilgi ister misin? 

SEÇİL: Can 50 bin USD olayını unutacak gibi. Ben onu alacağım, Selçuk da net bilgileri hazırlıyor. 

MERVE: Hayır o gelmez nasılsa artık diye söylüyorum. Biz büyük resme bakalım. Selçuk, “Şu gün şu kadar çıkacağım vs.” diye net bilgi versin ki anlayalım istiyorum. Para olmadığı gibi bilgi de akmıyor. 

‘Adamın günahı yok ismini kullanmış’ 

Konuşmalarda adı geçen ‘Sinyor’un kim olduğunu Merve Yılmaz’a sorduk. Yılmaz’ın yanıtı şöyle oldu: “2012 yılından beri DenizBank’tan özel bankacılık hizmeti alıyordum. Seçil’in ‘Sinyor’ dediği Selçuk da müdür olarak bu birimin başındaydı. Selçuk, bu olaylar ortaya çıkmadan üç yıl önce başka bir bankada işe başlamış. Oysa biz Seçil’in paraları ona verdiğini biliyorduk. Seçil onunla konuştuğunu ve işlemleri onun yürüttüğünü söylüyordu. Oysa adamın hiçbir günahı yokmuş. Adamı buldum ve gidip ziyaret ettim, adamın ismini kullanmış. İsminin kullandığını da benden öğrendi.” 

‘Şeytani zekâsı var’

Yılmaz, Erzan ile ilgili de “Seçil beni maddi hem de manevi mağdur etti. Biz onun en yakınıydık ama hayatına dair hiç bir şey bilmiyormuşuz. Seçil ben dahil herkesi kullandı. Kendisi zeki birisi, fakat şeytani bir bir zekâsı var. Allah kimseye o zekâyı vermesin” dedi.

MİLLİYET’İN GÜNDEME GETİRDİĞİ ‘GİZEMLİ FATİN’ KONUŞTU:

‘Orada olmayan birini seçmiş’

Seçil Erzan’ın kırık cep telefonundan kurtarılan mesajlaşmalarda Erzan’ın eski nişanlısı Avukat Candaş Gürol’un “işin içinde” olduğunu söylediği, Arda Turan’ın da parasını alamayacağını anladığında numarasını istediği Fatin isimli kişinin kim olduğu merak konusuydu.  

Dün yayımlanan haberimizin ardından Milliyet’e ulaşan Fatin Seven, söz konusu kişinin kendisi olduğunu belirterek açıklamalarda bulundu. 

İsminin dosyada geçtiğini ilk kez bu haberle öğrendiğini söyleyen Seven, şunları anlattı: “Açıkçası haberi görünce başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. Ben 2006-2012 yılları arasında DenizBank’ta çalıştım. Fon yönetiminde hazine uzmanı olarak çalışıyordum. Seçil Hanım ve Seçil Hanım gibi yüzlerce portföy yöneticisinin hazine işlemlerini biz yapıyorduk. Seçil de o dönem Çorlu’daki şubede portföy yöneticisiydi. Benim kendisiyle tanışıklığım bu kadar. 10 yıldır da ne görüşmem ne de konuşmam oldu. Ama konuyla uzaktan yakından alakam olmamasına rağmen Seçil beni de yaktı. Annemin kalbine iniyordu, ‘Oğlum doğruysa söyle’ diyor. Eşim de, ‘Sen sevgilisi miydin?’ diye sordu. Allah’tan eşim de eski DenizBank çalışanı ve konuya vakıf olduğundan içine çekildiğim durumu anladı.” 

Neden onu seçti? 

Seven, Erzan’ın ismini neden kullanmış olabileceğiyle ilgili de, “Fatin hazinede çalışmış mı çalışmış. Hem de yedi yıl. Fatin’e ulaşılması kolay da değil. Hazinede çalışmış ancak şu an orada olmayan birini seçmiş demek ki, aklına da ben gelmişim” dedi. 

Candaş Gürol’un da haberden sonra kendisini aradığını söyleyen Seven, şunları söyledi: “Candaş Ağabey bana, ‘Bu olay üç yıl önce çıktığında Seçil, sürekli bana ‘Fatin arıyor’ deyip kaçınca ben de seni araştırdım. Bambaşka bir bankada olduğunu gördüm. Seçil’e de seni bulduğumu ve seninle konuşacağımı söyledim. Seçil de, ‘Ne olur arama’ falan dedi. Sonra senin evli barklı kendi halinde bir insan olduğunu öğrendim’ dedi. Candaş, Arda Turan’ı arayıp, ‘Fatin diye birisi yok. Seçil uyduruyor. Bizi kandırıyor’ demiş. O sırada Arda sürekli şey diyormuş, ‘Fatin’in numarasını bulursan bana ver.’” 

Seven, ayrıca “Seçil saf bir tipti. Bu kadar insanı nasıl kandırdı bilmiyorum. Konulara çok hakim değildi, sürekli hata yapıyordu, müdür olduğuna çok şaşırdım. Seçil’in tek başına olduğunu sanmıyorum. Muhakkak arkasında biri vardır” dedi.

‘Fon’ için başkalarını ikna etmeye çalıştı

Bilirkişi raporunda Erzan’a 1 milyon 800 bin dolar kaptıran Mert Zeydanlı’nın yazışmaları da yer aldı. Mesajlarda Zeydanlı’nın sürekli parasını sorduğu, zor durumda olduğunu söylemesine rağmen Erzan’ın Zeydanlı’yı oyaladığı görülüyor. Erzan’ın, Zeydanlı’dan devamlı para istediği ve Zeydanlı’nın da yeni kişileri fona girmeye ikna etmeye çalıştığı ve kredi çektiği de görüşmelere yansımış. Bir konuşmada Zeydanlı endişeli olduğunu söyleyince, Erzan “Canım senlik bir şey yok” diyor. Zeydanlı da “Ya tamam birlikteyiz Seçil. Seni beni mi kaldı neler ettik beraber” yanıtını veriyor. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir